December 18, 2022, Lusail, Qatar: Foto Fabio Ferrari/LaPresse - 18 Dicembre 2022 Lusail, Qatar - Sport - Calcio - Qatar 2022 - Coppa del Mondo Fifa - Argentina vs Francia - Finale - Lusail Iconic Stadium - .Nella foto: Lionel Messi (Argentina) alza la coppa del mondo,.Argentina campione..December 18, 2022 Lusail, Qatar - sport - Soccer - Qatar 2022- Fifa World Cup - Argentina vs Francia - Final - Lusail Iconic Stadium .In the pic: Lionel Messi (Argentina) with world cup, Argentina winner (Credit Image: © Fabio Ferrari/LaPresse via ZUMA Press)
FIFA Dünya Kupası organizasyonu, 1930 yılından beri 4 yılda bir yapılan, futbolseverlerin en çok takip ettiği, dünyanın en prestijli futbol turnuvası olarak kabul edilir. Bu organizasyonlarda sürpriz takımların yazdığı peri masalları, tarihe geçecek rekorlar ve en önemlisi de oynanan final müsabakaları, futbolseverlerin aklına kazınmış detaylar arasına giriyor.
2026 FIFA Dünya Kupası da ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde seyircisine coşku vermeye devam ediyor. Kırılmaya yaklaşılan rekorlar, yakalanan yeni başarılar, yazılan yeni peri masalları, turnuvanın heyecanını hat safhaya çıkarmış durumda.
Bu yazımızda konuyla ilgili olarak hem Dünya Kupası Finalleri’nden bahsederken aynı zamanda turnuvanın oynandığı yıllarda akılda kalıcı olaylara ve kırılan rekorlara değineceğiz.
Uruguay-Arjantin: 4-2
Uruguay, 1924 ve 1928 Olimpiyatları’nda yaşadığı şampiyonluklardan ötürü bu turnuvada ev sahipliği yaptı. Fransız Julet Rimet’in fikir babası olduğu dünya kupası fikri, ilk defa 1930 yılında hayata geçirildi. 1974 yılına kadar oynanan bu turnuva, Julet Rimet Kupası olarak anılırken 1974’ten itibaren organizasyonun adı FIFA Dünya Kupası olarak değişti ve günümüzde de hâla bu ismi koruyor.
Avrupa ülkelerinin çoğu, kıta değişikliği sırasında yapılacak olan gemi yolculuğunun takımları yoracağını ileri sürerek turnuvada yer almadılar. Avrupa Kıtası’ndan sadece Fransa, Romanya, Yugoslavya ve Belçika turnuvaya katıldı. Bu sayede sadece 13 takım, ilk Dünya Kupası organizasyonunda mücadele etti.13 takımın katıldığı turnuvanın final maçı Uruguay-Arjantin arasında oynandı. Bu müsabakanın finalinde Uruguay, Arjantin’i 4-2 yenerek Dünya Kupası’nın ilk şampiyonu ünvanına sahip oldu.
Turnuvada Arjantin 18 gol atarken bu gollerin 8’ini kaydeden Guillermo Stabile, Dünya Kupası tarihinin ilk gol kralı oldu.
İtalya-Çekoslovakya: 2-1
1934 yılında ise İtalya’da gerçekleşen organizasyonda 16 takım mücadele etti. Finalde ise İtalya, rakibi Çekoslovakya ile maçın normal süresinde 1-1 berabere kaldı. Uzatmaların 5’inci dakikasında Angelo Schiavio, İtalya adına gol atarak kupayı ülkesine kazandırdı. Bu netice ile İtalya, dünya kupasını kazanan ilk Avrupa ülkesi oldu.
Uruguay, İtalya’nın 1930 Dünya Kupası’na katılmamasına tepki olarak bu turnuvaya katılmadı.
Mısır ise Dünya Kupası’na katılan ilk Afrika ülkesi oldu.
İtalya-Macaristan: 4-2
1938 FIFA Dünya Kupası Fransa’da düzenlendi. Bu turnuvada ilk defa ev sahibi bir takım finale yükselemedi ve kupayı kazanamadı. Finalistler, İtalya ve Macaristan olmuştu. İtalya’da, Gino Colaussi ve Silvio Piola duble yaparak maçı 4-2 kazandı.
İtalyan Teknik Direktör Vittorio Pozzo, bir ülkeyi 2 kez dünya şampiyonluğuna taşıyan tek isim olarak unvanını koruyor.
Geleneksel olarak 4 yılda yapılması gereken Dünya Kupası organizasyonu, tüm dünyayı saran 2. Dünya Savaşı sebebiyle 1942 ve 1946 yıllarında yapılamadı.
Brezilya-Uruguay: 1-2
1950 FIFA Dünya Kupası’na bu sefer Güney Amerika ülkesi Brezilya ev sahipliği yaptı. Format değişikliğine gidilen bu organizasyonda elemeleri geçen 13 takım 4 farklı gruba ayrıldı. Gruplarını lider bitiren takımlar direkt final turlarında mücadele etmeye hak kazandı.
Bu turlarda Uruguay, rakibi Brezilya’yı Maracana Stadyumu’nda bitime 11 dakika kala Alcides Ghiggia ile gol bularak 2-1 yendi ve kupayı 2’nci kez evine götürdü.
Batı Almanya-Macaristan: 3-2
1954 İsviçre’de düzenlenen Dünya Kupası’nda bu sefer final sahnesi Macaristan ve Batı Almanya’ya aitti. Ferenc Puskas’lı Macaristan, altın çağını yaşıyordu ve kendilerine Büyülü Macarlar anlamına gelen “Magic Magyars” ismi takılmıştı.
Büyülü Macarlar, Dünya Kupası finaline kadar yenilgi yüzü görmemişti ve hatta grup maçında Batı Almanya’yı 8-3 yenmişlerdi. Ancak finale intikam için gelen Batı Almanya, 1950 yılından beri resmi maçlarda yenilmeyen Macaristan 3-2 yenerek kupayı ilk kez evlerine götürdü.
Macaristanlı Sandor Kocsis, bu turnuvada oynadığı 5 maçta 11 gol atarak bir dünya kupası turnuvasında en çok gol atan oyuncu olmuştu.
Türkiye, bu organizasyona ilk defa 1954’te katıldı. Turgay Şeren, Suat Mamat ve Coşkun Taş gibi isimler bu takımda yer aldı. Batı Almanya ile yapılan maçın henüz 2’nci dakikasında Türkiye adına gol atan Suat Mamat, ülke tarihinde Dünya Kupası’nın ilk golünü atma başarısını da gösterdi.
Batı Almanya 2-0 geriye düştüğü maçı, 3-2’lik skorla maçı kazanarak Dünya Kupasını ilk kez müzesine götürmüştür
İsveç-Brezilya: 2-5
1958 yılında İsveç’te düzenlenen turnuvada tarih bir efsaneye tanıklık etmeye hazırlanıyordu. Turnuvanın finalinde Brezilya ve İsveç karşı karşıya gelmişti. Turnuva boyunca dikkat çeken en önemli olay, henüz 17 yaşında olan, Brezilya’nın yeni altın çocuğu Pele, ilk kez bu turnuvada sahneye çıkıyordu.
Pele, yarı finalde Fransa’ya hat-trick, finalde ise Brezilya’nın ev sahibi İsveç’i 5-2 yendiği maçta 2 gol atarak kupanın Brezilya’ya gelmesinde önemli bir rol oynadı. Bu sonuçla birlikte Pele, 17 yıl 249 gün ile Dünya Kupası’nı kazanan en genç futbolcu oldu.
Turnuvada 6 gol atan Pele, 17 yıl 239 gün ile çeyrek finalde Brezilya’nın Galler’i 1-0’lık galibiyeti getiren golü attı. Bu sayede Dünya Kupası tarihinin en genç golcüsü ünvanını elde etti ve şu ana kadar bu rekoru geçebilen birisi hâlâ yok.
Ayrıca bu turnuvada kırılan bir diğer önemli rekor da Fransa Milli Takımı’ndan Just Fontaine’nin oynadığı 6 maçta 13 gol atmasıydı. Fransız oyuncu, bir dünya kupasında en fazla gol atan oyuncu olarak tarihe geçti ve bu başarı hâlâ Fontaine’e ait.
Brezilya-Çekoslovakya: 3-1
Şili’de düzenlenen turnuvada finalistler Brezilya ve Çekoslovakya oldu. Brezilya, yarı finalde ev sahibi Şili’yi 4-2 yenerek finale yükseldi. Çekoslovakya, tarihinin 2’nci finaline kupayı kazanma arzusuyla çıktı ancak Brezilya, Çekoslovakya’yı 3-1 mağlup etti ve kupayı üst üste 2’nci kez kazanma başarısı elde etti.
İngiltere-Almanya: 4-2
Ev sahibi İngiltere, finalde Batı Almanya’yı ağırladı. 4-2 biten maçta İngiltere forveti Geoff Hurst, hat-trick yaparak takımına kupayı kazandırdı. İngiliz golcü, dünya kupası finalleri tarihinde hat-trick yapan ilk futbolcu oldu.
Dünya Kupası öncesinde Londra’da düzenlenen salonda çalınan Julet Rimet Kupası(Dünya Kupası), günler süren aramalar sonucu Pickles adlı köpeğin yol kenarında gazeteye sarılı bir şekilde arabanın yanında duran paketi fark etmesiyle çalınan kupa bulunmuştu.
Turnuvanın simgesi olan Jules Rimet Kupası, Londra’daki Westminster Central Hall’da düzenlenen nadir pul sergisinde ziyarete açılmıştı. 24 saatliğine 30 bin sterlin karşılığında sigortalanmış ve kilitli bir cam içerisinde korunan kupa, kimliği belirsiz kişiler tarafından çalınmıştı. Bunun sonucunda büyük baskı altına giren polis teşkilatı ve İngiltere Futbol Federasyonu, kupayı kimin çaldığını bulmaya çalışıyordu.
Kısa süre sonra İngiltere Futbol Federasyonu Başkanı Joe Mears’a bir fidye notu ulaştı. Kendisini “Jackson” olarak tanıtan kişi, kupanın iadesi karşılığında 15 bin sterlin talep etti. Polis, iletişime geçilen kişiye operasyon düzenledi ve Edward Betchley adlı kişi yakalandı. Ancak Betchley, yalnızca aracı olduğunu ileri sürdü. Asıl hırsızın kimliği ve kupanın nerede olduğu belirlenemedi.
Kupa ise operasyondan bir hafta sonra yol kenarında gazeteye sarılı bir şekilde Pickles tarafından bulunuyor. Pickles, kupayı bulmasının ardından İngiltere’de ulusal kahramana dönüştü. Televizyon programlarına katıldı, madalya aldı ve bir yıllık köpek mamasıyla ödüllendirildi. Ünü sinema dünyasına da taşındı; 1966 yapımı “The Spy with a Cold Nose” filminde rol aldı.
İngiltere, Batı Almanya’yı 4-2 mağlup ederek tarihindeki ilk şampiyonluğunu yaşadı. Pickles ise takımın resmi yemek törenine ve şampiyonluk kutlamalarına katılmıştı.
Pickles’ın tasması, hâla müzede sergileniyor ve bu köpeğin ismi, dört ayaklı dedektif olarak tarihe geçti. Pickles, böylece Dünya Kupası tarihinin kahramanlarından birisi oldu.
Brezilya-İtalya: 4-1
Meksika’nın ev sahipliği yaptığı turnuvada Brezilya ve İtalya, kozlarını paylaştı. Brezilya’nın yıldızlar geçiti kadrosunda Pele, Jairzinho, Carlos Alberto, Rivellino, Gerson ve Tostao yıldız kadronun önemli parçalarını oluşturuyordu. Azteca Stadyumu’nda oynanan finali 100 bin kişiden fazla seyirci takip etti. Brezilya, İtalya’yı 4-1 mağlup ederek kupaya 3’üncü kez uzandı.
Pele, bu turnuvada arkadaşlarına 6 asist yaparak bir dünya kupasında en çok asist yapan oyuncu olarak bu başarıya imza attı. Bu zafer sonucunda Pele, Dünya Kupası’nı 3’üncü kez evine götürerek bu başarıyı gerçekleştiren tek oyuncu konumunda.
Batı Almanya’nın efsanevi forveti Gerd Müller ise turnuvada 10 gol atarak gol kralı oldu.
Batı Almanya-Hollanda: 2-1
Almanya’nın ev sahibi olduğu turnuvada yine ev sahibi bir takım finale çıkmayı başardı. Batı Almanya ve Hollanda arasında oynanacak olan final tüm dikkatleri üzerine toplamıştı. Hollanda’da Johan Cruyff gibi önemli bir futbol figürü varken Almanya’da ise Franz Beckenbauer, Paul Breitner ve Gerd Müller’li kadrosuyla sahnede yer alıyorlardı.
Hollanda, Johann Cruyff önderliğinde dünya futboluna “Total Futbol” u sergiliyordu. Arjantini 4-0, Brezilya’yı da 2-0 yenen Hollanda, final maçına da Johan Neeskens’in penaltısıyla rüya gibi başlangıç yapmıştı. Ancak Batı Almanya önce Paul Breitner, ardından da Gerd Müller’in golüyle maçı 2-1 kazanarak bu kupayı 2’nci kez evine götürmeyi başardı.
1970’li yılların meşhur anlayışı Total Futbol gelecek yıllarda Tiki-Taka, Gegenpress gibi günümüzün modern futbol anlayışlarının da temelini oluşturacaktı.
Polonya, bu turnuvaya 1938 yılında savaş öncesi yapılan tek maç hariç tutulursa gerçek anlamda ilk kez Dünya Kupası’na katılıyordu. Üst üste 5 galibiyet alıp yarı finale kadar gelen kırmızı-beyazlı takım, bu turda Batı Almanya’ya tek golle kaybederek kupaya veda etti.
Grzegorz Lato, bu takımın unutulmaz kahramanıydı. Turnuvada 16 gol ile en skorer takım olan Polonya’da 8 gol atan Lato, organizasyonun gol kralı oldu.
Batı Almanya ise oynadığı 7 maçta 6 galibiyet aldı. 1 kez mağlup olan “Panzerler” i mağlup eden takım ise organizasyona ilk defa katılan Doğu Almanya idi.
Kupa tarihinde ilk defa bir Türk hakem görev aldı. Maçta düdük çalan Doğan Babacan’ın Almanya-Şili maçında Güney Amerika ekibinden Carlos Caszely’ye gösterdiği kırmızı kart, turnuva tarihinin ilk kırmızı kartı olarak tarihe geçti.
Doğan Babacan
Arjantin-Hollanda: 3-1
Buenos Aires’te oynanan finalde ev sahibi Arjantin ve Hollanda boy ölçüştü. Taraftarlarının coşkulu desteğini alan Arjantin, Hollanda’yı 3-1 yenerek kupayı ilk kez kazanma başarısı gösterdi. Arjantin forveti Mario Kempes, turnuvada attığı 6 golle altın ayakkabı ödülünü kazandı.
İtalya-Batı Almanya: 3-1
Santiago Bernabeu Stadı’nda düzenlenen final İtalya ve Batı Almanya arasında oynandı. 1938’den beri bu kupayı kazanamayan İtalya, finalde rakibini 3-1 yenerek İspanya’da uzun süren hasretin ardından şampiyonluğa ulaştı.
Bu turnuvada hatırlanan en önemli olay, İtalya’nın Brezilya’yı grup aşamasında 3-2 yendiği maçta ikonik forvet Paulo Rossi’nin hat-trick yapmasıydı.
Arjantin-Batı Almanya: 3-2
Diego Maradona’nın liderliğindeki Arjantin, finalde Batı Almanya’yı 3-2 yenmeyi başardı. 2-0’dan 2-2’ye maçı çevirmeyi başaran Batı Almanya, maçın bitmesine az kala Arjantinli Jorge Burruchaga’nın attığı gol ile 3-2 mağlup oldu. Arjantin, kupayı 2’nci kez evine götürdü.
Diego Maradona müthiş turnuva geçirdiği bu turnuvada İngiltere’ye attığı golle, tüm dünyada sansasyonel bir etki yaratmıştı. İngiltere kalesine doğru yükselen topa kaleci ile çıkan Arjantinli efsane, topa eliyle dokunarak gol atmayı başarmıştı. Maçın hakeminin golü vermesi ise günümüzde bile eleştiri alan bir karar.
Bu gol ise dünya kupası tarihine “Tanrının Eli” şeklinde kayıtlara geçti. Arjantin, Maradona’nın bu golüyle çeyrek final maçını 2-1 kazanarak tur atlamayı başaran taraf olmuştu.
Batı Almanya-Arjantin: 1-0
1986’dan sadece 4 yıl sonra finalde yine Batı Almanya ve Arjantin karşı karşıya geldi. Kıran kırana geçen maçta Arjantin’den Gustavo Dezotti ve Pedro Monzon oyundan atılmıştı. Dakika 85’te ise Almanlar, kaderini Andreas Brehme’nin kullandığı penaltı vuruşuyla gol atarak maçı 1-0 kazandı ve 3’üncü kez Dünya Kupası şampiyonu olmuştu.
Batı Almanya’yı çalıştıran Franz Beckenbauer ise Brezilyalı Mario Zagallo’nun ardından hem oyuncu hem teknik direktör olarak Dünya Kupası zaferi yaşayan ikinci futbol adamı ünvanını elde etti.
Brezilya-İtalya: 3-2
Bebeto ve Romario’nun liderlik ettiği Brezilya, finalde Roberto Baggio’nun İtalya’sı ile karşılaştı. Karşılaşma 90 dakikanın sonunda 0-0 biterek penaltılara gitti. Bu karşılaşma, Dünya Kupası tarihinin penaltılara giden ilk final maçı olarak kayıtlara geçti. Brezilya penaltılarda İtalya’yı 3-2 yenerek 4’üncü kez bu kupayı evine götürmeyi başardı.
Bu turnuvada futbolseverlerin hatırladığı en büyük olay ise, attığı 5 gol ile İtalya’yı finale taşıyan kaptan Roberto Baggio’nun penaltıyı dışarı atmasıydı. Bu penaltıdan sonra olduğu yerde hareketsiz bir şekilde duran Baggio’ya “Ayakta Ölen Adam” lakabı verildi.
Fransa-Brezilya: 3-0
Fransa’da Zinedine Zidane, Thierry Henry, Claudio Makelele; Brezilya’da ise Ronaldo, Rivaldo, Roberto Carlos ve Cafu’dan oluşan kadrolarıyla seyircilerine sahada yıldızlar geçitini gösteriyordu. Bu turnuvada hatırlanan önemli anlardan birisi, Fransa’nın yıldızı Zinedine Zidane’ın, Brezilya’daki yıldızlara karşı gösterdiği tek kişilik performansıydı.
Ev sahibi Fransa, Zinedine Zidane’ın finalde Brezilya’ya karşı sunduğu resital ile 3-0’lık skorla maçı kazandı. Cezayir asıllı Fransız yıldız, bu finalde Brezilya ağlarına 2 gol bırakarak takımının kupayı almasında önemli bir rol oynadı.
Brezilya-Almanya: 2-0
İlk defa bir turnuvaya 2 ülke ev sahipliği yaptı. Brezilya’nın yine final gördüğü turnuvada bir diğer finalist Almanya’ydı. Brezilya’nın sakatlıktan dönen süperstarı Ronaldo Nazario, dünya kupasında fırtınalar estirdi. Brezilya’nın Almanya’yı finalde 2-0 yendiği maçta Ronaldo, duble yaparak takımını şampiyonluğa ulaştırdı.
Ronaldo Nazario, bu turnuvada 8 gol atarak altın ayakkabı ödülünü kazandı.
Türkiye, 2002 Dünya Kupası’nın yarı finalinde Brezilya’ya Ronaldo’nun golüyle 1-0 yenilmişti. 3’üncülük maçında ise Güney Kore ile oynayan Türkiye, İlhan Mansız’ın dublesiyle maçı 3-2 kazanarak turnuvayı 3’üncü tamamladı.
İtalya-Fransa: 1-1 (p 5-3)
İtalya, Alessandro Del Piero, Fabio Cannavaro gibi yıldızlarla finalde Fransa ile boy ölçüştü. Fransa Kaptanı Zinedine Zidane, kazanılan penaltıyı panenka vuruşuyla ağlara gönderdi. İtalya, Zidane’ın golüne Marco Materazzi’nin kafa golüyle cevap verdi ve skoru 1-1’e getirdi. 90 dakikanın sonunda maç uzatmalara gitti.
Uzatma dakikalarında ise Zinedine Zidane Marco Materazzi ile yaşadığı diyalog sonrası kırmızı kart gördü ve oyun dışı kaldı. Uzatmalarda gol sesi gelmeyince maç penaltılara gitti ve penaltı atışlarında 5-3 İtalya üstünlük sağlayarak kupayı 4’üncü kez evine götürdü.
Fransa-İtalya finalinin uzatma dakikalarında yaşanan bir pozisyon sonrası Fransa Kaptanı Zidane ile İtalyan stoper Materazzi arasında gergin bir diyalog yaşandı. Diyalogun ardından Fransız yıldız, öfkesine hâkim olamadı ve rakibinin göğsüne sert bir şekilde kafa attı. Bu hareketi sonrasında kırmızı kart gören Zidane, objektifler kendisini izlerken kupanın yanından geçmesiyle Dünya Kupası tarihinin en epik olaylarından birine imza attı.
Bu maç aynı zamanda Zidane’ın profesyonel olarak oynadığı son maç olarak tarihe geçti.
İspanya-Hollanda: 1-0
Bu turnuvada ilk kez bir Afrika ülkesi, turnuvaya ev sahipliği yaptı. Vicente Del Bosque’nin çalıştırdığı İspanya turnuva boyunca topa hükmederek dominasyon kurdu ve futbolu yeni bir evreye taşıdı. Finalde İspanya ve Hollanda boy ölçüştü.
Karşılaşma, Andreas Iniesta’nın Hollanda kalesine attığı gol sonucu 1-0 İspanya’nın üstünlüğüyle bitti. Kupayı İspanya evine götürdü.
Almanya-Arjantin: 1-0
Bu sefer Lionel Messi’nin liderlik ettiği Arjantin ve adeta bir panzer gibi turnuvada ilerleyen Almanya, yine bir final müsabakasında yüzleşti. Dengeli geçen maç, normal sürede 0-0 sona erdi.
Maçın uzatma dakikalarında Almanya’dan oyuna giren Mario Götze 113’üncü dakikada Arjantin kalesine attığı golle kupayı 4’üncü kez Almanya’nın kazanmasına yardımcı oldu.
Almanya, turnuvanın yarı finalinde Brezilya ile karşılaştı. Kolombiya maçında Zuniga’nın sert müdahalesiyle ağır bir şekilde sakatlanan Brezilya’nın yıldızı Neymar, sezonu kapatmıştı. Neymar’ın yokluğunda moral bozukluğu yaşayan Brezilya, Almanya karşısında zor bir sınava tabii tutuldu. Almanya, Brezilya’yı 7-1 yenerek başarı için yeteneğin tek başına yeterli olmadığını tüm dünyaya gösterdi.
Miroslav Klose, Brezilya maçında attığı gol ile turnuvada 16 gole ulaştı ve Dünya Kupası’nın en golcü oyuncusu oldu.
FIFA 2010 Dünya Kupası’nda İspanyol futbolunun ortaya çıkardığı tiki-taka anlayışına karşılık Almanlar, Gegen-press ile antitez üretmişti. Top kaybedildiğinde önde baskı yapmayı esas alan Gegen-press anlayışı, tiki-takayı yenmeyi başarmıştı ve bu yeni sistemin bu turnuvada getirdiği sonuçlar ile bu anlayış, gelecek yıllarda modern futbolda daha fazla yer edinmeye başladı.
Fransa-Hırvatistan: 4-2
Turnuvada boy gösteren Fransa ile sürpriz takım Hırvatistan, Dünya Kupası Finali’nde karşı karşıya geldi. Fransa’da Kylian Mbappe, Paul Pogba, Antoine Griezmann gibi isimler varken Hırvatistan’da ise Luka Modric, Ivan Rakitic, Ivan Perisic gibi yıldızlar boy gösterdi.
Fransa, maçı 4-2’lik skorla kazanarak kupayı evine götürdü. Kylian Mbappe, 19 yaşında Fransa’nın kilit isimlerinden birisi olarak turnuvayı kazandı ve yıldızını daha da parlattı.
Arjantin-Fransa: 3-3 (penaltılar: 4-2)
Katar’ın ev sahipliği yaptığı turnuva, iklim koşulları sebebiyle kış aylarında oynandı. Turnuvanın finali ise Fransa ve Arjantin arasında geçti.
Kariyerinde eksik parça olan Dünya Kupası’nı almak için sahaya çıkan Lionel Messi ve 2’nci kez kupayı alarak kupa koleksiyonunu genişletmek isteyen Kylian Mbappe arasında adeta büyülü bir savaş vardı. Arjantin’de Lionel Messi ve Angel Di Maria gol atarak skoru 2-0’a getirdi. Maçın son bölümlerinde ise Kylian Mbappe sahnede şov yaparak skoru 2-2 yaptı. 90 dakikanın sonunda maç uzatmalara gitti ve uzatma dakikalarında da düello devam etti.
108’inci dakikada Lionel Messi skoru 3-2’ye getirdi ancak maçın 118’inci dakikada Fransa penaltı kazandı ve topun başına geçen Mbappe, skoru 3-3 yaptı. Maçın son dakikasında Kolo Muani’nin net pozisyonunu kurtaran Arjantinli File Bekçisi Emiliano Martinez, takımını adeta kupada tutarak maçın penaltılara gitmesini sağladı.
Penaltılarda ise Arjantin Fransa’yı 4-2 yenerek Dünya Kupası‘nı kazandı. Böylelikle Lionel Messi, kariyerinde eksik parçayı tamamlayarak dünya futbolunda zirvedeki yerini sağlamlaştırdı.
Mbappe ise finalde attığı 3 gol ile toplam 8 gole ulaşarak altın ayakkabı ödülünün sahibi oldu. Fransız yıldız, aynı zamanda Dünya Kupası finallerinde hat-trick yapan 2’nci futbolcu oldu.
Turnuva tarihinde ilk defa 48 takımlı ve 3 ülkenin ev sahipliği yaptığı dünya kupasında (ABD, Meksika, Kanada), İspanya ve Arjantin rakiplerini eleyerek finale yükseldi.
Turnuva boyunca birçok yeni takım boy gösterdi. Özbekistan, Ürdün, Yeşil Burun Adaları ve Curaçao ilk defa dünya kupasına katıldılar. 24 yıl aradan sonra millilerimiz, dünya kupasına katılmaya hak kazandı.
İspanya, H Grubu’nda topladığı 7 puanla grubunu lider bitirdi. İlk maçında dünya kupasına ilk defa katılan Yeşil Burun Adaları ile berabere kaldı. Suudi Arabistan’a karşı aldığı 4-0’lık net bir galibiyet aldı. Grubun son maçında Uruguay’a karşı aldığı 1-0’lık skorla grubunu lider bitirdi.
Son 32 turunda Avusturya’yı 3-0 ve son 16 turunda Ronaldo’lu Portekiz’i 1-0’lık skorla eleyerek çeyrek finale yükseldi.
Çeyrek finalde ise ev sahibi ABD’yi eleyen Belçika’yı 2-1’lik skorla geçen İspanyollar, adını yarı finale yazdırdı.
Yarı finalde ise turnuvanın favorisi olarak görülen Mbappe’li Fransa’yı 2-0 yenerek turnuvanın ilk finalisti oldu.
İkinci kez dünya kupası finaline çıkan İspanya, 2010 yılında Andrés Iniesta’nın 116’ıncı dakikada Hollanda’ya karşı attığı gol ile 1-0 kazanarak ilk dünya kupasını kazandılar.
Son şampiyon Arjantin, J Grubu ilk maçında Cezayir’e karşı 3-0’lık skor alarak 3 puanla turnuvaya başladı. Lionel Messi, bu maçta hat-trick yaparak takımına katkı sağladı. Avusturya maçında da gol yemeden 2-0’lık skor alarak toplamda 6 puanla gruptan lider çıkmayı garantiledi. Ürdün karşısında formalite olarak maça çıkan Arjantin, 3-1’lik skor elde ederek gruptaki puanını 9’a çıkardı.
Son 32 turunda Arjantin, dünya kupasına ilk defa katılan ve zorlu grubunu sürpriz bir şekilde ikinci bitiren Yeşil Burun Adaları ile karşı karşıya geldi.
Normal sürede 1-1’lik skorla biten maç, uzatmalara gitti. Uzatmalarda ise kıyasıya geçen mücadele sonucunda Arjantin 3-2’lik skorla son 16’ya yükseldi.
Tangocular, son 16 turunda Afrika temsilcisi Mısır ile karşı karşıya geldi. Mısır karşısında 2-0 geriye düşen Arjantin, maçın son 13 dakikasında gol yemeden 3 gol atarak sansasyonel bir geri dönüşe imza attı. 3-2’lik skorla Arjantin, çeyrek finale yükseldi.
Arjantin çeyrek finalde İsviçre ile eşleşti. Bu maçta normal sürede skor 1-1 bitti. Uzatma devrelerine 10 kişiyle giren İsviçre karşısında Arjantin 2 gol daha atarak skoru 3-1’e getirdi ve adını yarı finale yazdırdı.
Yarı finalde Arjantin, İngiltere ile eşleşti. Lionel Messi, kariyerinde İngiltere’ye karşı ilk maçını oynadı. Yüksek tansiyonda oynanan maçta Arjantin, yine geriye düştüğü 85 ve 90+2’de bulduğu gollerle skoru lehine çevirerek 2-1 kazandı. Bu sonuçla son şampiyon Arjantin, İspanya karşısında finale çıkmaya hak kazandı.
Tarihinde ikinci kez karşı karşıya gelen iki takım, en son 13 Temmuz 1966 Dünya Kupası’nda grup aşamasında boy gösterdi. Karşılaşmayı 2-1 kazanan Arjantin’de golleri Luis Artime atarken, İspanya’nın tek golünü Pirri attı.
https://www.aa.com.tr/tr/spor/dunya-kupasi-tarihi-1930/3950201
https://www.aa.com.tr/tr/spor/dunya-kupasi-tarihi-1974/3952837
https://gazeteoksijen.com/spor/6-temmuz-1974-latonun-goluyle-kursuye-281399
https://www.aa.com.tr/tr/spor/dunya-kupasi-tarihi-1990/3955015
https://beinsports.com.tr/haber/iste-turkiyenin-katildigi-ilk-dunya-kupasi-1954
https://www.goal.com/tr/haber/roberto-baggiodan-juventus-itirafi/10kxbsis6w5c51j4275u2iyab4 (Fotoğraf)
https://www.kasimpasa.com.tr/tr/haberler/kulupten-haberler/dogan-babacan-vefat-etti_3987.html (Fotoğraf)